Eğitim Haber

Öğrencilerini kahraman yapıyor, hikayelerini yazıyor

ÖĞRENCİ ÖĞRETMEN GERÇEK GERİSİ HAYAL ÜRÜNÜGarip Olaylar Sınıfı hikayelerindeki çocukların ailelerinden geçen özel yetenekleri var. Okula aynı …

Öğrencilerini kahraman yapıyor, hikayelerini yazıyor

ÖĞRENCİ ÖĞRETMEN GERÇEK GERİSİ HAYAL ÜRÜNÜ
Garip Olaylar Sınıfı hikayelerindeki çocukların ailelerinden geçen özel yetenekleri var. Okula aynı anda başlıyorlar. Ortan noktalırı ise dedelerinin, ninelerinin daha önce okuduğu sınıfta buluşmuş olmaları. Hepsinin farklı yetenekleri var. Ve bu yeteneklerini kullanıp sorunları çözüyorlar. Diğer gezegenlerden gelen öğrenciler, uçan keçi gibi ilginç unsurlar da kitabın diğer kahramanları arasında yer alıyor. Serpil Öğretmen 43 yaşında, kitaplarla ilgili olarak, “Öğretmen çocuğu olduğum için kitaplarla büyüdüm. Kitapları okuma yazma bilmediğim dönemlerde bile resimlerden okuyordum. Yazmaya ise lise yıllarında başladım. Küçük hikayeler yazdım. Üniversitede sınıfta oturup bir şeyler karalardım. Çocuk hikayeleri ise Garip Olaylar Sınıfı’yla başladı. Bir derste otururken öğrencim Asya’nın kalemi kayboldu. Kalem nerede olabilir diye düşünürken, ‘arkadaşının sırasına ziyarete gitmiş’ olabilir diye düşündüm. Eşyaların konuştuğu, canları sıkıldığı için bahçeye yürüyüşe gittiği bir hikaye yazdım. Ardından diğer hikayeler çıkmaya başladı. Kitaplardaki birçok şey gerçek. Öğrenciler gerçek, öğretmenler gerçek, okulun arkadaşındaki orman gerçek. Ancak geri kalanlar hayal gücü. Bu hikayeleri bitirdiğim yerden devam edebilecek şekilde kurguladım” diyor.

AMACIM KİTAP OKUMAYI SEVSİNLER
Öğrencilerinin özelliklerinden ilham alan Serpil Öğretmen, öğrencilerini gözlemleyerek karakterlerini oluşturuyor. Matematiği çok seven bir çocuğa hızlı problem çözebilen, hayvanları seven öğrenciye hayvanlarla konuşma yeteneği gibi özellikler yansıtıyor. Türker karakterlerle ilgili şunları söylüyor: “Tüm öğrencilerimin farklı özelliklerini kullanıyorum kitaplarda. Şu anda birinci sınıf öğretmeniyim. Yeni hikayem için onları gözlemliyorum. Yengeçleri çok seven bir öğrencim var mesela. ‘Elel eyi’ öğrenince iki yengeç çizip el ele yazdı. Böyle farklı şeyleri görmek bana ilham veriyor. Ayrıca üç çocuk annesiyim, kendi çocuklarım da hikayelere katkı sağlıyor. Ders verme gibi bir derdim yok. Çocukların okurken eğleneceği, kedini yakın hissedeceği, hayal gücünü güçlendiren hikayeler yazmayı tercih ediyorum. Tabii ki arkadaşlık ilişkileriyle ilgili, doğayla ilgili nüanslar var. Ama asıl derdim iyi bir okuyucu olsunlar, okumaktan keyif alsınlar.”

Öğrencilerini kahraman yapıyor, hikayelerini yazıyor

DUVARI BOYADILAR
Serpil öğretmen, kitabın çizerinin de hikayeleri çok sevdiğini belirtiyor. Çizer, gerçek Garip Olaylar Sınıfı’nı ziyaret ederek sınıfın duvarına resmini çizmiş. Öğrencilerle birlikte boyamışlar. Serpil öğretmenin şimdiki öğrencilerinin bu çizimlerden çok etkilendiğini ve sınıfa gelir gelmez bu çizimleri sorduklarını söylüyor.

ÖĞRETMEN DE HATA YAPABİLİR
“Yeni kitaplarım da fantastik türde olacak. Öğrencilerin çok süper güçleri olmayacak. Yetenekleri var ama bunu uygularken başlarına gelen eğlenceli olaylar, şaşkınlıkları üzerinden ilerleyecek hikayeler. İnsani tepkiler önemli benim için. İnsan olduğumuz için dört dörtlük yapamıyoruz hiçbir şeyi. O yüzden arkadaşların birbirine destek olması, birlikte hareket etmesi, düşeni kaldırması lazım. Çocukların arkadaşlık ilişkilerini güçlendirecek unsurları desteklemek istedim. 20 kişilik geçen dönemki sınıfım ve Garip Olaylar Sınıfı ‘Hepimiz birimiz için birimiz hepimiz için’ diyordu. O sınıf gerçekten öyle bir sınıftı. Birbirlerine destek oldular hep. Hikayede de başlarında ben bilirim diyen bir öğretmen olmadı. Hatta bazı konularda çocuklar öğretmene fikir veriyor. Baskın bir öğretmen figürü yok. Öğretmenlerini çok seviyorlar ve bu yüzden saygı duyuyorlar. Öğretmen de hata yapabilir. Çocuklar da öğretmenler de bunun farkında.”

TORUNLARIYLA BAĞLARI KUVVETLİ
“Anneanneler, dedeler torunlarıyla okula başladıklarında çok ilgileniyor. O yüzden çocukların yeteneklerini anneannelerinden dedelerinden aldıklarını simgelemek istedim. Çünkü çocuklarıyla kuramadıkları bağları torunlarıyla kuruyorlar. Bu sebepten onlar da öykünün kahramanları olarak kitapta yer alıyor. Ayrıca zeytin ağacına da barış ve umudu sembolize ettiği için öykülerde yer vermeyi seviyorum. Kutsal bir ağaç ve çocukların yaşadığı coğrafyanın bir bitkisi. Bunu bilerek büyümeleri gerektiğini düşünüyorum.”

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi:

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL